IDIOMS

IDIOMS (updated 17.06.2014) :

to make tracks : yola çıkmak
Example sentence : I am going to make tracks next week. / Gelecek hafta yola çıkacağım.

to get a shut eye : uyumak, kestirmek, şekerleme yapmak
Example sentence : I am very tired. I should get a shut eye. / Çok yorgunum. Biraz kestirsem iyi olur.

repeat business : Devamlı müşteri
Example sentence : He is repeat business. /O devamlı müşteri.



use up : tükenmek, tamamını kullanmak
Example sentence : 
I used up all my money = Bütün paramı tükettim.

safe and sound : sağ salim
Example sentence : 
He returned from abroad safe and sound.
O, yurtdışından sağ salim döndü.

fall behind : geri kalmak
Example sentence : 
He falls behind when we run. = O, biz koşarken her zaman geri kalır.


That idea is old hat. = Bu modası geçmiş bir fikir.

I am in red. = Boğazıma kadar borca battım.

He tells it like it is. = Herşeyi olduğu gibi söyler.

ease off : yavaşlamak
Example sentence :
You should ease off a little because, You worked a lot.

vacate office : istifa etmek
Example sentence : 
I vacated the officeyesterday. = Dün istifa ettim.

drive at : demek istemek
I didn't drive at this. = Bunu demek istemedim.


value your life : canının kıymetini bilmek
Example sentence :
You must value your life = Canının kıymetini bilmelisin.

at the zenith of his career : meslek hayatının zirvesinde
Example sentence : 
This engineer is at the zenith of his career. = Bu mühendis, meslek hayatının zirvesinde.

rainy days : sıkıntılı günler
Example sentence :
You must save money for rainy days.= Sıkıntılı günler için para biriktirmelisin.


drop in : habersiz ziyaret etmek, uğramak

drive at : demek istemek

eat in : evde yemek



safe and sound : sağ salim

use up : tükenmek

walk off  :ayrılmak


easy going : uysal

rainy days : sıkıntılı günler

vacate office : istifa etmek





Plain As The Nose On Your Face : apaçık (besbelli) ortada

Money for old rope : Kolay yoldan kazanılan para

Just in The Nick Of Time : Sıcağı sıcağına


to look forward to something : iple çekmek

to be left speechless : nutku tutulmak

sit tight! : Sabırlı ol!



to blow money : parayı çarçur etmek

knees up : parti yapmak, dans etmek

bee's knees : mükemmel, kaliteli



in hot water : başı dertte olmak

to burn the bridges : köprüleri atmak

laid back : gamsız


to lose heart : umudunu kaybetmek

to learn by heart : ezberlemek (to memorize)

You snooze, You lose : Sona kalan dona kalır. (If You get late, You lose.)


too many irons in the fire : çok meşgul olmak

out of the frying pan and into the fire  :Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak

to be left speechless : nutku tutulmak



justice delayed is justice denied :gecikmiş adalet, adalet değildir.

baptism of fire : ateşle imtihan

as a matter of course : doğal olarak



to get a shut eye : kestirmek, şekerleme yapmak, uyumak

to run a tight ship : işi sıkı tutmak

to pass the buck : başından savmak

talk oneself hoarse : dilinde tüy bitmek

too many irons in the fire : çok meşgul olmak

to pass the buck : başından savmak

spill the beans : ağzından kaçırmak, bir sırrı açığa vurmak

value your life : canının kıymetini bilmek

zero hour : başlangıç saati

to make tracks : yola çıkmak

to get a shut eye : uyumak, kestirmek, şekerleme yapmak

repeat business : Devamlı müşteri



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam26
Toplam Ziyaret88898
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.27735.2985
Euro6.02466.0488
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 13° 7°
Saat
Site Haritası